GEÇMİŞE YOLCULUK
Arşivimde gezinirken 2002 yılında İstikbal Gazetesi’nde yayınlanan bir yazıma rastladım. ABD yine durmuyor; Afganistan’dan sonra Irak’a vurmaya hazırlanıyor. Ekonomik sıkıntılar ve ücret adaletsizliği had safhada, emeklilerin durumu pek konuşulmuyor; belli ki bugünden daha iyi.
Dilerseniz geçmişe bir yolculuk yapalım. 24 yıl önce neler olmuş bir görelim:
“…19 Şubat 2001’de patlak veren kriz ile allak bullak olan ekonomik değerleri, çıldıran dövizi, çöken borsayı, iflas eden işletmeleri ve kaybolmaya başlayan ümitleri gördük hep birlikte.
Ve Derviş’li söylemler, ekonomik program, İMF ve açılması beklenen krediler doldurdu günlük hayatımızı. Yeni umutlar, kurtarıcılar ve oluşumlar çıkarmaya çalıştık yıl boyu.
Kredi geldi, gelmedi; krizi aşacağız, aşacaktık derken Amerika’da ikiz kuleler yerle bir oldu. Türkiye için hesaplar değişti. Usame Bin LADİN yanı başımızdaydı sanki! Amerika Afganistan’ı vurdu; Irak’ı vurma hazırlıkları yapıldı. Kıbrıs üzerine oyunlar hep devam etti.
Türkiye yeni dünya konjonktüründe yerini alarak yeni krediler, yeni beklentiler ve yeni arayışlar oluşmaya başladı. Ve bu arada APO dahil birçok konu gündemden düşüverdi.
2001 yılının olumsuz şartları içinde belki de geniş kitleleri ilgilendiren en olumlu gelişme Kamu Görevlileri Sendika Yasasının çıkarılması oldu. Geçim sıkıntısı ve ücret adaletsizliği sorunu çözülmese de...
Kamu Çalışanları 2002 yılına kendi sendikalarını yasal zeminde kurmuş olarak girdi. Delege seçimlerini yaparak genel kurullarını yapmak üzere çalışmalarına hız verdiler.
En kötüsü ise yıl sonuna doğru 1,5 ay süren ve hala devam eden aşırı yağışlar ile sel felaketi olmasıdır. Ülkemizin birçok bölgesi gibi, ilimiz ve ilçeleri de bu felaketten nasibini aldı. Yaralar sarılmaya çalışılıyor. Herkese geçmiş olsun.
2002 yılına ekonomide esen veya estirilmeye çalışılan iyimserlik havası ile girdik. Öyle de olmasını diliyoruz. Aralık ayı TÜFE % 3,2, yıllık TÜFE % 68. İyi mi? Şubat ayından itibaren yaşanan olaylara bakılırsa iyi. Beterin beteri var.
2002 yıl başlarken güzel haberler duymak, iyi sonuçlar almak, güler yüzlü yazılar yazmak istiyoruz. İnsanlarımız güzel şeylere layık. Bize yeis yaraşmaz.
‘Umuda yolculuk etmek, gidilecek yere varmaktan daha zevklidir.’ Ya ümitsizsiniz ya da ümit sizsiniz. Ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz! (Ocak 2002 İstikbal Gazetesi)”
Evet, umuda yolculuğumuz sürüyor. Çare arayışındayız. Çare başkası değil, yine biziz.